İçeriğe atla

Polinükleotid Tedavileri Nedir? Rejuran ve “Somon DNA” Hakkında Bilinmesi Gerekenler

ESTETİK DERMATOLOJİ

Polinükleotid Tedavileri Nedir? Rejuran ve “Somon DNA” Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Tıbbi içerik·Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç·Dermatoloji Uzmanı

İçerik sahibi / Yazar: Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç — Dermatoloji Uzmanı

Polinükleotid (PN) tedavileri, cilt kalitesini iyileştirmek amacıyla kullanılan, nükleotid zincirleri içeren enjekte edilebilir ürünleri kapsar. Son yıllarda özellikle Rejuran ve halk arasında “somon DNA” olarak adlandırılan uygulamalarla gündeme gelmiştir.

Bu tedavilerle ince kırışıklıkların görünümünde azalma, cilt dokusunda ve elastikiyetinde iyileşme gibi sonuçlar hedeflenebilir. Ancak polinükleotidlerin estetik dermatolojideki kanıt düzeyi, uygulama biçimleri ve uzun dönem sonuçları bütün ürünler için aynı değildir. Polinükleotid tedavisini, hyalüronik asit dolguyla veya botulinum toksinle aynı işlemin farklı bir adı olarak görmek doğru değildir.

2025 yılında yayımlanan bir sistematik derlemede, estetik amaçlı polinükleotid uygulamalarını inceleyen dokuz çalışma ve toplam 219 hasta değerlendirilmiştir. İnce kırışıklıklar, cilt dokusu ve elastikiyet açısından olumlu sonuçlar bildirilmiş; ancak çalışmaların kalitesi düşük ile orta düzey arasında bulunmuş ve daha güçlü araştırmalara ihtiyaç olduğu belirtilmiştir.

Polinükleotid nedir?

Polinükleotidler, nükleotid adı verilen yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan zincirlerdir. DNA da nükleotidlerden oluşan bir moleküldür.

Estetik uygulamalarda kullanılan polinükleotid ürünleri, belirli işlemlerden geçirilerek saflaştırılmış nükleik asit türevlerini içerir. Ancak ürünün yalnızca “DNA içeriyor” şeklinde tanıtılması, konsantrasyonunu, moleküler özelliklerini, üretim standardını veya klinik etkinliğini açıklamak için yeterli değildir.

Aynı genel başlık altında pazarlanan ürünler arasında içerik, formülasyon ve kullanım amacı bakımından farklılıklar olabilir. Bu nedenle tedavi değerlendirilirken ürünün tam adı ve teknik özellikleri bilinmelidir.

“Somon DNA” ne demektir?

“Somon DNA”, estetik uygulamalarda kullanılan bazı polinükleotid veya polideoksiribonükleotid ürünlerinin balık kaynaklı nükleik asitlerden elde edilmesine gönderme yapan popüler bir ifadedir.

Ancak bu ifade tek başına standart bir tıbbi ürün sınıfı tanımlamaz. Somon DNA adıyla sunulan her ürünün aynı bileşime, aynı konsantrasyona veya aynı klinik kanıta sahip olduğu varsayılamaz.

Ayrıca “DNA” kelimesi hastada genetik yapısının değiştirildiği izlenimini oluşturabilir. Polinükleotidlerin estetik amaçlı enjeksiyonu, hastanın genlerini değiştirmeyi hedefleyen bir gen tedavisi değildir.

Rejuran nedir?

Rejuran, polinükleotid içeren estetik uygulama ürünleriyle ilişkilendirilen bir ticari markadır. Markanın Türkiye’deki internet sitesinde, ürünün balık kaynaklı PN içerdiği ve farklı cilt sorunlarına yönelik kullanımları tanıtılmaktadır. Bunlar üretici ve pazarlama beyanlarıdır; her kullanım alanı için aynı düzeyde bağımsız klinik kanıt bulunduğu anlamına gelmez.

Rejuran üzerine yayımlanmış klinik çalışmalar bulunmaktadır. Örneğin göz çevresi kırışıklıklarında yapılan bir çalışmada Rejuran ile hyalüronik asit içeren karşılaştırma ürünü değerlendirilmiş, ancak temel klinik etkinlik ölçümlerinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gösterilmemiştir. Bu, çalışmada olumlu sonuç görülmediği anlamına gelmez; Rejuran’ın karşılaştırılan ürüne üstünlüğünün kanıtlandığı şeklinde yorumlanmaması gerektiği anlamına gelir.

Bir markanın farklı ülkelerde bulunması da Türkiye’de her formunun, her uygulama bölgesinin veya her kullanım amacının aynı ruhsat kapsamına sahip olduğunu göstermez. Kullanılacak tam ürünün güncel ruhsatı, kullanım talimatı ve tedarik koşulları işlem öncesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

PN ile PDRN aynı şey midir?

Polinükleotid (PN) ve polideoksiribonükleotid (PDRN) terimleri ilişkili olmakla birlikte, bütün ticari ürünler için doğrudan birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Her ikisi de nükleik asit türevleriyle ilişkili materyalleri ifade eder. Ancak ürünlerin moleküler özellikleri, hazırlanma biçimi, konsantrasyonu ve uygulama amacı farklı olabilir.

Bilimsel yayınlarda PN ve PDRN bazen birlikte incelenmektedir. Bununla birlikte bir PDRN çalışmasında belirli bir yara iyileşmesi sonucunun gösterilmiş olması, aynı sonucun piyasadaki bütün PN enjeksiyon ürünleriyle elde edileceğini kanıtlamaz. 2026 tarihli randomize çalışmalar derlemesi de cilt gençleştirme, skar önleme ve yara iyileşmesi çalışmalarını birlikte değerlendirirken protokollerin ve sonuç ölçümlerinin heterojen olduğunu vurgulamaktadır.

Polinükleotidler ciltte nasıl etki gösterir?

Polinükleotidlerin ciltteki olası etkileri; dokunun su tutma özellikleri, hücreler arası ortamın desteklenmesi ve doku yeniden yapılanmasıyla ilişkili süreçler üzerinden araştırılmaktadır.

PN içeren ürünlerin cilt dokusu, elastikiyet ve ince kırışıklık görünümü üzerindeki klinik sonuçlarını bildiren çalışmalar vardır. Bununla birlikte bir ürünün hücresel düzeyde olası etki mekanizmasının açıklanması, insanda her hasta için belirgin ve kalıcı klinik sonuç sağladığının kanıtlandığı anlamına gelmez.

Bu ayrım özellikle “hücreleri yeniler”, “hasarlı DNA’yı onarır” veya “cildi tamamen gençleştirir” gibi geniş ifadeleri değerlendirirken önemlidir. Laboratuvar bulguları, küçük klinik çalışmalar ve hastada gözle görülür, uzun dönem yarar birbirinden ayrı kanıt basamaklarıdır.

Polinükleotidler gerçekten kolajen üretimini artırır mı?

Bazı deneysel ve klinik çalışmalar polinükleotid uygulamalarının doku yeniden yapılanmasıyla ilişkili olumlu sonuçlarını bildirmiştir. Ancak estetik kullanımda yeni kolajenin miktarını, bunun ne kadar sürdüğünü ve hangi hastada ne ölçüde klinik fayda oluşturduğunu kesin biçimde ortaya koyan geniş ve uzun süreli insan çalışmaları sınırlıdır.

Bu nedenle polinükleotid tedavisini yalnızca “kolajen üretimini kesin artıran enjeksiyon” şeklinde sunmak yerine, cilt kalitesindeki belirli değişiklikleri hedefleyen ve kanıtları gelişmekte olan bir uygulama olarak değerlendirmek daha uygundur.

Kolajen biyostimülasyonu hedefi bulunan bütün ürünler de eşdeğer değildir. CaHA ve PLLA ile polinükleotidlerin materyal özellikleri, enjeksiyon yaklaşımları ve komplikasyon yönetimi farklıdır.

Polinükleotid tedavisi hangi cilt sorunlarında düşünülebilir?

Ürün ve hastanın özelliklerine göre estetik çalışmalarda şu hedefler araştırılmıştır:

  • İnce kırışıklıkların görünümünün azaltılması
  • Cilt dokusu ve pürüzlülüğünde iyileşme
  • Elastikiyet ve nemlilikte değişiklik
  • Göz çevresindeki bazı ince çizgilerin görünümünün azaltılması
  • Belirli skar ve doku iyileşmesi sonuçları

Ancak bu başlıkların her birinde kanıt düzeyi aynı değildir. Özellikle yara iyileşmesi veya skar üzerine yapılan bir çalışmadan elde edilen sonuç, sağlıklı yüz derisindeki yaşlanma belirtilerinin tedavisine doğrudan aktarılmamalıdır.

Göz çevresinde polinükleotid kullanılabilir mi?

Göz çevresi, PN uygulamalarının klinik araştırmalarda değerlendirildiği bölgelerden biridir.

Yirmi yedi katılımcılı randomize, çift kör, yüzün iki tarafının karşılaştırıldığı bir çalışmada, göz çevresine uygulanan PN ile çapraz bağlı olmayan hyalüronik asit karşılaştırılmıştır. Genel estetik değerlendirme sonuçlarında iki grup arasında anlamlı fark bulunmazken bazı cilt dokusu, elastikiyet ve nemlilik ölçümlerinde PN lehine sonuçlar bildirilmiştir. Çalışmada ciddi advers olay bildirilmemiştir.

Ancak bu sonuçlar, polinükleotidlerin göz altı torbasını, belirgin çöküklüğü, fazla deriyi veya her tür koyu halkayı tedavi ettiği anlamına gelmez.

Göz çevresindeki sorunlar farklı nedenlerle oluşur. Örneğin:

  • İnce çizgiler ve cilt dokusu değişiklikleri
  • Orbital yağ paketlerinin belirginleşmesi
  • Göz altı hacim kaybı
  • Malar ödem veya festoon
  • Pigmentasyon
  • Damarsal görünüm
  • Deri gevşekliği

birbirinden farklı durumlardır. Polinükleotid planlamasından önce hangi anatomik sorunun tedavi edilmeye çalışıldığı belirlenmelidir.

Polinükleotid göz altı dolgusunun yerine geçer mi?

Her durumda hayır.

Hyalüronik asit dolgular belirli anatomik bölgelerde hacim ve kontur oluşturmak amacıyla kullanılabilir. Polinükleotid uygulamalarında ise hedef çoğu zaman cilt kalitesi ve ince doku değişiklikleridir.

Bununla birlikte bazı PN ürünleri bilimsel yayınlarda “filler” olarak da adlandırılır. Bu nedenle “polinükleotid kesinlikle dolgu değildir ve hiç hacim oluşturmaz” şeklinde kategorik bir ifade de bütün ürünler için doğru olmayabilir. Önemli olan kullanılan ürünün özellikleri ve enjeksiyonun hedefidir.

Belirgin göz altı çöküklüğü ile ince kırışıklık sorunu aynı tedavi planını gerektirmez. Kronik göz altı ödemi bulunan bir hastada ise yeni bir enjekte edilebilir ürün eklemeden önce şişliğin nedeni değerlendirilmelidir.

Polinükleotid ile hyalüronik asit arasındaki fark nedir?

Hyalüronik asit (HA), farklı formülasyonlarla nem desteği, doku kalitesi veya hacim-kontur oluşturma amacıyla kullanılabilir. Polinükleotidler ise farklı moleküler yapıya sahip ayrı bir ürün grubudur.

Her iki kategoride de ürünler arasında önemli farklılıklar vardır. Bu nedenle karşılaştırma yaparken yalnız “PN mi, HA mı?” sorusu yeterli değildir. Karşılaştırılan ürünlerin hangi formülasyonda, hangi bölgeye ve hangi hedefle uygulandığı bilinmelidir.

Göz çevresini inceleyen kontrollü çalışmalar, PN ve HA içeren karşılaştırma ürünleriyle belirli olumlu sonuçlar bildirmiştir; ancak bunlar bütün PN ürünlerinin bütün HA ürünlerinden daha etkili olduğunu göstermez.

Polinükleotid ile botulinum toksin aynı sorunu mu tedavi eder?

Hayır.

Botulinum toksin, hedeflenen kasın aktivitesini geçici olarak azaltır. Özellikle mimikle belirginleşen dinamik kırışıklıklarda kullanılır.

Polinükleotid uygulamalarının hedefi ise kas hareketini durdurmak değildir. Cilt dokusu ve belirli yüzeysel yaşlanma bulguları açısından araştırılmaktadır.

Dolayısıyla göz kenarında gülümserken oluşan belirgin dinamik kırışıklıklarla, mimik yapılmadığında da görülebilen ince deri çizgileri aynı problem değildir. Tedavi seçimi kırışıklığın mekanizmasına göre yapılmalıdır.

Polinükleotid bir mezoterapi midir?

“Mezoterapi” geniş bir uygulama tanımıdır; deri içine küçük miktarlarda madde verilmesini ifade etmek için kullanılabilir. Ancak mezoterapi kelimesi enjekte edilen maddenin ne olduğunu belirtmez.

Polinükleotid içeren bir enjeksiyon, içeriği belirsiz vitamin karışımıyla aynı tedavi değildir. Bilimsel değerlendirmede esas alınması gereken şey uygulamanın pazarlama adı değil; kullanılan ürün, konsantrasyonu, uygulama bölgesi ve o ürünle yapılmış klinik çalışmalardır.

Bu nedenle “somon DNA mezoterapisi” ifadesini tek başına yeterli bir tedavi tanımı olarak görmemek gerekir.

Uygulama nasıl yapılır?

Uygulama, kullanılacak ürünün özelliklerine, hedeflenen cilt sorununa ve anatomik bölgeye göre planlanır. Bazı klinik araştırmalarda tekrarlayan enjeksiyon seansları kullanılmıştır.

Ancak araştırmalarda uygulanan protokolü bütün PN ürünleri ve bütün hastalar için geçerli standart bir reçete olarak almak doğru değildir. Sistematik derlemeler, çalışmalarda enjeksiyon bölgeleri ve teknikleri bakımından farklılıklar bulunduğunu ve ideal protokol konusunda henüz yeterli uzlaşı olmadığını bildirmektedir.

Bu nedenle ürünün kullanım talimatı ve hastanın klinik değerlendirmesi esas alınmalıdır.

Kaç seans gerekir?

Bütün hastalar için geçerli tek bir seans sayısı bulunmamaktadır.

Seans planı kullanılan ürüne, tedavi alanına ve hedeflenen sonuca göre değişir. Örneğin göz çevresine yönelik bir randomize çalışmada iki hafta arayla üç uygulama yapılmıştır; ancak bu araştırma protokolü bütün polinükleotid ürünleri için zorunlu standart değildir.

Tedaviye başlamadan önce hangi sonucun hedeflendiği, değişimin nasıl değerlendirileceği ve ek seans gerekliliğinin hangi ölçütlere göre belirleneceği konuşulmalıdır.

Etkisi ne zaman görülür?

Enjeksiyon sonrasında görülen ilk değişikliğin bir bölümü uygulamanın oluşturduğu geçici ödemle ilişkili olabilir. Bu nedenle işlemden hemen sonraki dolgun veya gergin görünüm, nihai tedavi sonucu olarak değerlendirilmemelidir.

Cilt dokusu ve ince kırışıklıklar gibi hedefler için klinik çalışmalarda sonuçlar belirli takip zamanlarında ölçülmüştür. Ancak bütün ürünler ve hastalar için geçerli, kesin bir “şu gün başlar” süresi belirlenmiş değildir.

Sonuç ne kadar kalıcıdır?

Polinükleotid tedavisinin bütün ürünler ve uygulama alanları için geçerli, kanıtlanmış tek bir kalıcılık süresi yoktur.

Estetik çalışmalarda takip süreleri ve değerlendirme yöntemleri farklıdır. Özellikle tekrarlayan tedavilerin uzun dönem etkinliği, ideal tekrar aralıkları ve yıllar içindeki güvenliği hakkında daha güçlü verilere ihtiyaç vardır.

Bu nedenle hastaya kesin süre veya kalıcı gençleşme garantisi verilmemelidir.

Polinükleotid tedavisi güvenli midir?

Yayımlanmış estetik çalışmalarda yan etkilerin önemli bölümü hafif ve geçici olarak bildirilmiştir. Bununla birlikte çalışmalarda ciddi komplikasyon bildirilmemiş olması, ciddi komplikasyon riskinin sıfır olduğu anlamına gelmez.

2025 sistematik derlemesinde değerlendirilen çalışma sayısı ve toplam hasta sayısı sınırlıdır. Küçük çalışmalar özellikle nadir yan etkileri ve uzun dönem riskleri güvenilir biçimde ortaya koyamayabilir.

Her enjekte edilebilir üründe olduğu gibi ürünün güvenilir kaynaktan temin edilmesi, uygun saklanması, aseptik uygulama ve anatomik değerlendirme önemlidir.

Olası yan etkiler nelerdir?

Enjeksiyon sonrasında şu reaksiyonlar görülebilir:

  • Geçici şişlik ve kabarıklık
  • Kızarıklık
  • Hassasiyet ve ağrı
  • Morarma
  • Enjeksiyon noktalarında geçici düzensizlik

Bunlar genel enjeksiyon reaksiyonlarıdır. Kullanılan ürünün kendisine özgü uyarılar ayrıca dikkate alınmalıdır.

Artan ağrı, giderek büyüyen tek taraflı şişlik, belirgin kızarıklık ve sıcaklık artışı, irinli akıntı veya görmeyle ilgili yeni bir belirti gelişirse durum rutin iyileşme olarak kabul edilmemeli ve tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.

Balık alerjisi olan kişilerde kullanılabilir mi?

Balık kaynaklı nükleik asit içeren bir ürün planlanıyorsa hastanın balık alerjisi ve önceki ürün reaksiyonları mutlaka sorgulanmalıdır.

Ancak yalnızca ürünün balık kaynaklı olması üzerinden bütün hastalarda aynı alerjik reaksiyonun oluşacağı ya da ileri derecede saflaştırılmış bütün ürünlerin alerji açısından tamamen risksiz olduğu sonucuna varılamaz.

Karar, kullanılacak tam ürünün içerik ve kullanım talimatına, hastanın alerji öyküsüne ve klinik değerlendirmeye göre verilmelidir. Bilinen ciddi reaksiyon öyküsü bulunan bir hastada ürün netleşmeden uygulama planlanmamalıdır.

Gebelik ve emzirme döneminde polinükleotid yapılabilir mi?

Estetik amaçlı PN enjeksiyonlarının gebelik ve emzirme dönemindeki güvenliğini ortaya koyan yeterli nitelikte klinik veri bulunmamaktadır.

Bu nedenle elektif uygulamanın bu dönemlerde ertelenmesi ihtiyatlı bir yaklaşımdır. Ürünün ticari olarak “doğal” veya “biyouyumlu” şeklinde tanıtılması, gebelikte güvenli olduğunun kanıtı değildir.

Polinükleotidler akne izlerinde etkili midir?

Skar ve doku iyileşmesi alanında PN/PDRN ile ilgili araştırmalar bulunmaktadır. Ancak aktif akne, çukur akne izi, hipertrofik skar ve ameliyat sonrası yara izi farklı klinik problemlerdir.

2026 yılında yayımlanan randomize çalışmalar derlemesi cilt gençleştirme, ameliyat sonrası skar önleme ve yara iyileşmesi alanlarını birlikte değerlendirmiştir. Toplam yedi randomize çalışmadaki 183 katılımcının sonuçları olumlu sinyaller göstermiş olsa da yazarlar örneklem büyüklüğü ve protokol farklılıkları nedeniyle daha güçlü çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtmiştir.

Bu nedenle “somon DNA bütün akne izlerini geçirir” ifadesi desteklenmez. Akne izinin tipi ve derinliği belirlenmeden herhangi bir enjeksiyon tedavisinin yeterli olacağı söylenemez.

Rozasea, melazma veya egzamada kullanılabilir mi?

Bu hastalıklar farklı biyolojik mekanizmalara sahip tıbbi durumlardır. PN içeren ürünlerin bazı inflamatuvar veya bariyerle ilişkili cilt sorunlarında kullanımına dair uzman görüşleri ve gelişmekte olan araştırmalar bulunsa da bunlar, her hastalık için yerleşik birinci basamak tedavilerin yerine geçtiklerini göstermez.

Örneğin melazmada temel fotoproteksiyon ve uygun medikal tedavi; rozaseada hastalığın alt tipine göre planlanan dermatolojik yaklaşım önceliklidir. Polinükleotid uygulaması düşünülse bile önce hastalığın tanısı ve aktivitesi değerlendirilmelidir.

Polinükleotid tedavileri başka işlemlerle birleştirilebilir mi?

Bazı hastalarda farklı tedaviler aynı uzun dönem plan içinde değerlendirilebilir. Ancak birlikte uygulanacak işlemlerin oluşturduğu doku travması, iyileşme süresi, anatomik hedefi ve kullanılan ürünün özellikleri dikkate alınmalıdır.

“Birlikte kullanıldığında mutlaka daha etkili olur” veya “aynı gün yapılan bütün işlemler güvenlidir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Özellikle lazer, mikroiğneleme veya başka enjekte edilebilir tedavilerle kombinasyonda, her kombinasyonun kendi klinik gerekçesi ve güvenlik değerlendirmesi olmalıdır.

Kimler polinükleotid tedavisi için uygun aday olmayabilir?

Ürüne özgü kontrendikasyonlar esas alınmakla birlikte, şu durumlarda elektif enjeksiyon kararı yeniden değerlendirilmelidir:

  • Uygulama alanında aktif enfeksiyon
  • Belirgin aktif inflamasyon veya henüz tanısı konmamış deri lezyonu
  • Kullanılacak ürünün bir bileşenine karşı bilinen ciddi aşırı duyarlılık
  • Gebelik ve emzirme gibi yeterli güvenlik verisi bulunmayan dönemler
  • Beklenen sonucun, ürünün hedefleyebileceği sorundan farklı olması

Örneğin belirgin deri fazlalığı veya göz altı yağ torbası bulunan bir hastada, cilt kalitesini hedefleyen enjeksiyondan cerrahi düzeyde anatomik değişiklik beklemek doğru değildir.

Dermatolog Perspektifi

Polinükleotid tedavilerinde benim için ilk soru “somon DNA yapalım mı?” değil, “hangi cilt sorununu hangi ürünle düzeltmeye çalışıyoruz?” sorusudur.

Bir hastada göz çevresindeki ince çizgiler ön plandadır. Başka bir hastada belirgin göz altı çöküklüğü veya yağ torbası vardır. Bir diğerinde cilt dokusu ve elastikiyet kaybı bulunur. Aynı bölgeyi etkileseler de bunların tedavi hedefleri farklıdır.

İkinci önemli nokta, ürünün adından çok içeriğini ve kanıtını bilmek. “Polinükleotid”, “PDRN”, “somon DNA” ve “skin booster” ifadeleri tek bir standart ürünü tanımlamaz. Rejuran gibi belirli ürünler için yayımlanmış çalışmalar bulunması, bu isimlerden biriyle pazarlanan bütün enjeksiyonların aynı sonucu vereceği anlamına gelmez.

Üçüncü olarak, hastaya sonuç beklentisini doğru anlatmak gerekir. Polinükleotidler cilt kalitesi açısından araştırılmaya değer bir tedavi grubudur. Ancak mevcut çalışmaların çoğunda hasta sayıları sınırlıdır; karşılaştırılan ürünler, uygulama alanları ve takip süreleri de farklıdır. Bu nedenle belirgin sonuç garantisi, bütün dolgulara üstünlük veya kalıcı gençleşme vaadinde bulunmayı doğru bulmuyorum.

Tedavi kararı verirken hastanın esas ihtiyacının polinükleotid olup olmadığını değerlendiririm. Bazı hastalarda cilt kalitesi hedefli bir uygulama düşünülebilirken başka bir hastada asıl sorun kas aktivitesi, belirgin hacim kaybı, pigmentasyon veya deri fazlalığı olabilir. Böyle bir durumda yalnız popüler olduğu için polinükleotid enjeksiyonu yapmak doğru tedavi seçimi değildir.

Sık Sorulan Sorular

1. Somon DNA ile polinükleotid aynı şey midir?

“Somon DNA”, bazı balık kaynaklı PN/PDRN ürünleri için kullanılan popüler bir ifadedir. Ancak tek bir standart ürün veya formülasyon adı değildir.

2. Rejuran bir dolgu mudur?

Rejuran PN içeren belirli ürünlerle ilişkili ticari markadır. Bazı klinik yayınlarda PN ürünleri “filler” olarak adlandırılır; ancak bunları klasik hacim oluşturan HA dolgularla otomatik olarak eşdeğer kabul etmek doğru değildir.

3. Polinükleotid göz altı morluklarını geçirir mi?

Göz altındaki koyu görünüm pigmentasyon, damar görünürlüğü, gölgelenme veya farklı anatomik nedenlerden kaynaklanabilir. PN uygulamasının bunların tamamını düzelttiği gösterilmiş değildir.

4. Polinükleotid uygulaması kaç seans yapılır?

Tek bir evrensel seans sayısı yoktur. Plan kullanılan ürüne, uygulama bölgesine ve tedavi hedefine göre belirlenir.

5. Polinükleotid botulinum toksinin yerine geçer mi?

Hayır. Botulinum toksin kas aktivitesini hedefler; PN uygulamaları ise daha çok cilt dokusu ve belirli cilt kalitesi değişiklikleri açısından araştırılmaktadır.

6. Polinükleotid uygulaması kalıcı mıdır?

Bütün ürünler için geçerli, kanıtlanmış bir kalıcılık süresi yoktur. Uzun dönem etkinlik ve tekrar aralıkları konusunda daha güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.

7. Somon DNA balık alerjisi olan kişilere yapılabilir mi?

Kullanılacak ürünün içeriği ve hastanın alerji öyküsü değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Bütün balık kaynaklı ürünlerin aynı alerji riskine sahip olduğu varsayılamaz.

8. Polinükleotid uygulaması akne izlerini tamamen geçirir mi?

Hayır, böyle bir garanti verilemez. Akne izinin tipi ve derinliği tedavi seçimini belirler; PN/PDRN ile ilgili skar çalışmalarının sonuçları bütün akne izlerine genellenemez.

Bilimsel Kaynaklar

1. Lampridou S, Bassett S, Cavallini M, Christopoulos G. The Effectiveness of Polynucleotides in Esthetic Medicine: A Systematic Review. Journal of Cosmetic Dermatology. 2025;24(2):e16721. DOI: 10.1111/jocd.16721. PMID: 39645667. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39645667/

2. Lee YJ, et al. Comparison of the effects of polynucleotide and hyaluronic acid fillers on periocular rejuvenation: a randomized, double-blind, split-face trial. Journal of Dermatological Treatment. DOI: 10.1080/09546634.2020.1748857. PMID: 32248707. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32248707/

3. A phase III, randomized, double-blind, matched-pairs, active-controlled clinical trial and preclinical animal study to compare the durability, efficacy and safety between polynucleotide filler and hyaluronic acid filler in the correction of crow’s feet: a new concept of regenerative filler. Journal of Korean Medical Science. 2014;29(Suppl 3):S201–S209. DOI: 10.3346/jkms.2014.29.S3.S201. PMID: 25473210. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25473210/

4. Lee KWA, et al. Polynucleotides in Aesthetic Medicine: A Review of Current Practices and Perceived Effectiveness. International Journal of Molecular Sciences. 2024. DOI: 10.3390/ijms25158224. PMID: 39125793. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39125793/

5. A Randomized, Participant- and Evaluator-Blinded, Matched-Pair, Prospective Study Comparing the Safety and Efficacy Between Polycaprolactone and Polynucleotide Fillers in the Correction of Crow’s Feet. PMID: 39313949. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/39313949/