Skip to content
ESTETİK DERMATOLOJİ

Keloid ve Hipertrofik Skar

Tıbbi içerik·Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç·Dermatoloji Uzmanı

Keloid ve Hipertrofik Skar

İçerik sahibi / Yazar: Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç — Dermatoloji Uzmanı

Son tıbbi gözden geçirme ve güncelleme: 10 Eylül 2026

Keloid ve hipertrofik skar, yara iyileşmesi sırasında normalden fazla skar dokusu oluşmasıyla gelişen kabarık skar tipleridir. Birbirlerine benzeyebilirler ancak aynı şey değildirler.

En temel ayrım şudur:

Hipertrofik skar, genellikle ilk yaranın sınırları içinde kalır.

Keloid, zamanla ilk yara sınırlarının dışına doğru büyüyebilir.

Bu fark yalnızca tanısal değildir; tedavi seçimi ve nüks riski açısından da önemlidir. Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), keloidlerin hipertrofik skarlardan farklı olarak yara sınırlarını aşabildiğini ve zaman içinde kendiliğinden gerileme eğilimlerinin daha düşük olduğunu belirtmektedir.

Keloid nedir?

Keloid, yara iyileşmesi sırasında aşırı bağ dokusu ve kollajen üretimiyle oluşan, orijinal yara alanının dışına taşabilen fibrotik skardır.

Şunlardan sonra gelişebilir:

cerrahi kesi,

piercing,

akne,

yanık,

travma,

aşı,

küçük kesiler,

bazen hasta tarafından fark edilmeyen çok küçük yaralanmalar.

Keloid aylar içinde ortaya çıkabilir ve zamanla büyümeye devam edebilir. AAD, bazı keloidlerin yaralanmadan aylar sonra gelişebildiğini ve aylar-yıllar boyunca yavaşça büyüyebildiğini belirtmektedir.

Hipertrofik skar nedir?

Hipertrofik skar da kabarık bir skardır ancak genellikle ilk yaranın sınırları içerisinde kalır.

Cerrahi, travma veya yanık sonrası gelişebilir.

Keloidden farklı olarak hipertrofik skarlar zaman içinde:

yumuşayabilir,

düzleşebilir,

daha az belirgin hale gelebilir.

AAD, hipertrofik skarların çoğunlukla yaralanmadan sonraki ilk birkaç ay içinde geliştiğini ve zamanla daha az belirginleşebildiğini belirtmektedir.

Keloid ile hipertrofik skar nasıl ayırt edilir?

En pratik ayrım:

Hipertrofik skar

Yaranın sınırında kalır.

Keloid

Yaranın sınırını aşar.

Ancak klinikte her lezyon bu kadar net olmayabilir. Özellikle daha önce cerrahi veya enjeksiyon yapılmış skarlarda sınırlar değişebilir.

Ayırıcı tanıda:

dermatofibrom,

dermatofibrosarkoma protuberans,

bazı benign tümörler,

nadiren deri kanserleri

de düşünülmelidir.

Tanı şüpheliyse biyopsi gerekebilir. AAD de keloid benzeri görünen başka hastalıkları dışlamak için bazı olgularda biyopsi yapılabileceğini belirtmektedir.

Keloid neden oluşur?

Tek bir neden yoktur.

Keloid gelişiminde:

genetik yatkınlık,

fibroblast aktivitesi,

aşırı kollajen üretimi,

mekanik gerilim,

inflamasyon,

bazı büyüme faktörleri

rol oynar.

Aile öyküsü önemlidir. AAD, keloid gelişen kişilerin yaklaşık üçte biri ile yarısında ailede benzer öykü bulunabildiğini bildirmektedir.

Kimlerde keloid daha sık görülür?

Keloid her cilt renginde görülebilir.

Ancak risk daha yüksek olabilir:

daha koyu fototiplerde,

ailesinde keloid bulunanlarda,

daha önce keloid geliştirenlerde,

genç erişkinlerde.

AAD, siyah, Asyalı, Latin Amerika veya Akdeniz kökenli kişilerde riskin daha yüksek olduğunu bildirmektedir.

Bu, belirli bir etnik grupta mutlaka keloid gelişeceği anlamına gelmez.

Hangi bölgelerde keloid daha sık olur?

Özellikle:

göğüs,

omuz,

üst sırt,

çene hattı,

kulak memesi,

kulak çevresi

yüksek riskli alanlardır.

Özellikle piercing sonrası kulak keloidi sık görülen klinik örneklerden biridir.

Yüzde keloid olur mu?

Olabilir.

Özellikle:

çene hattı,

mandibular bölge,

sakal bölgesi

keloid açısından daha yatkın olabilir.

Akne sonrası da keloid gelişebilir.

Bu nedenle keloid eğilimi olan hastalarda:

aknenin erken kontrolü,

gereksiz travmadan kaçınma,

kozmetik işlemlerin dikkatli planlanması

önemlidir.

Keloid neden kaşınır veya ağrır?

Keloid yalnızca kozmetik bir problem değildir.

Bazı hastalarda:

kaşıntı,

ağrı,

hassasiyet,

gerginlik,

yanma

olabilir.

Büyük veya eklem yakınındaki keloidler hareket kısıtlılığına da yol açabilir. AAD, keloidlerin ağrı ve kaşıntı oluşturabileceğini ve bazı bölgelerde hareketi kısıtlayabileceğini belirtmektedir.

Keloid kendiliğinden geçer mi?

Genellikle hayır.

Hipertrofik skar zamanla belirgin şekilde gerileyebilirken keloidler çoğunlukla tedavisiz tamamen kaybolmaz.

Bu nedenle “birkaç yıl beklersem tamamen geçer” beklentisi gerçekçi olmayabilir.

Keloid tedavisinde tek bir en iyi yöntem var mı?

Hayır.

Bu önemli bir noktadır.

Keloid tedavisinde çoğu zaman kombinasyon yaklaşımı daha başarılıdır.

AAD de tek bir tedavinin tüm keloidlerde en iyi sonucu vermediğini ve birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasının sıklıkla tercih edildiğini belirtmektedir.

Tedavi:

skarın boyutu,

yeri,

kalınlığı,

süresi,

önceki tedaviler,

nüks öyküsü,

cilt tipi

üzerinden planlanmalıdır.

Kortizon enjeksiyonu ne işe yarar?

İntralezyonel kortikosteroidler keloid ve hipertrofik skar tedavisinin en sık kullanılan yöntemlerinden biridir.

Amaç:

skarı yumuşatmak,

yüksekliğini azaltmak,

kaşıntı ve ağrıyı azaltmak,

kollajen üretimini baskılamak

olabilir.

Genellikle tek seans yerine seri enjeksiyonlar gerekir.

AAD, kortikosteroid enjeksiyonları sonrası keloidlerin önemli bir bölümünde küçülme görülebildiğini; ancak nüksün yine mümkün olduğunu belirtmektedir.

Kortizon enjeksiyonunun yan etkileri var mı?

Olabilir.

Özellikle:

cilt incelmesi,

telanjiektazi,

çöküklük,

pigment açılması

görülebilir.

Bu nedenle doz, konsantrasyon ve enjeksiyon derinliği önemlidir.

Kombinasyon tedavileri bazı durumlarda steroid dozunu azaltmaya yardımcı olabilir.

5-FU kullanılabilir mi?

Evet.

5-fluorourasil (5-FU) intralezyonel olarak keloid ve hipertrofik skarlarda kullanılabilir.

Tek başına veya kortikosteroid ile kombine edilebilir.

AAD de 5-FU enjeksiyonlarını kabarık skar ve keloid tedavisinde kullanılan seçeneklerden biri olarak belirtmektedir.

Özellikle dirençli lezyonlarda kombinasyon yaklaşımı düşünülebilir.

Bleomisin kullanılabilir mi?

Seçilmiş dirençli keloidlerde intralezyonel bleomisin de kullanılabilir.

AAD’nin skar tedavisi rehberi bleomisini kullanılabilecek intralezyonel seçeneklerden biri olarak saymaktadır.

Ancak her hastada ilk seçenek değildir ve yan etki profili nedeniyle dikkatli hasta seçimi gerekir.

Silikon jel işe yarar mı?

Evet.

Silikon jel veya silikon tabaka özellikle:

yeni gelişen hipertrofik skarlarda,

keloid riskli yaralarda,

cerrahi sonrası koruyucu yaklaşımda

kullanılabilir.

AAD, silikon tabakaların yeni keloid gelişimini azaltmak veya tedavi sonrası tekrar riskini düşürmek amacıyla kullanılabileceğini belirtmektedir.

Düzenli kullanım önemlidir; birkaç gün kullanıp bırakmak genellikle yeterli değildir.

Bası tedavisi ne işe yarar?

Özellikle:

kulak keloidleri,

yanık sonrası hipertrofik skarlar

gibi bazı alanlarda bası tedavisi kullanılabilir.

Kulak keloidlerinde özel basınç küpeleri uygulanabilir.

Amaç skar dokusundaki mekanik ve vasküler koşulları değiştirerek yeni aşırı skar oluşumunu azaltmaktır.

AAD, bası tedavisinin cerrahi sonrası nüks riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtmektedir.

Kriyoterapi işe yarar mı?

Evet.

Küçük ve belirgin kabarık keloidlerde kriyoterapi:

skar yüksekliğini,

sertliği,

kaşıntıyı

azaltabilir.

Bazen intralezyonel enjeksiyonlarla kombine edilir.

Ancak özellikle koyu fototiplerde kalıcı hipopigmentasyon riski önemlidir. AAD de bu nedenle koyu pigmentli ciltlerde kriyoterapinin dikkatle seçilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Lazer keloidi tamamen yok eder mi?

Tek başına her zaman değil.

Lazerler farklı hedefler için kullanılabilir.

Pulsed Dye Laser (PDL)

Özellikle:

kızarıklık,

damar yoğunluğu,

kaşıntı,

bazı kabarık skarlar

için kullanılabilir.

Fraksiyonel lazerler

Skar dokusunun yeniden yapılanması için kullanılabilir.

Lazerler çoğu zaman:

kortikosteroid,

5-FU,

başka tedaviler

ile kombine edilir.

AAD de lazer tedavisinin keloid yüksekliğini ve rengini azaltabileceğini, sıklıkla başka tedavilerle birlikte kullanıldığını belirtmektedir.

Keloid ameliyatla alınabilir mi?

Evet, ancak tek başına cerrahi eksizyon keloidde ideal yaklaşım değildir.

Çünkü keloidin kendisini çıkarmak yeni bir yara oluşturur ve yeni yara tekrar keloid geliştirebilir.

AAD’nin hasta rehberinde tek başına keloid cerrahisi sonrası nüks oranlarının çok yüksek olabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle cerrahi genellikle:

steroid enjeksiyonu,

bası,

silikon,

radyoterapi,

başka adjuvan yöntemler

ile kombine edilir.

“Keloidi kesmek kesin daha büyük çıkarır” doğru mu?

Bu kadar kesin ifade doğru değildir.

Daha doğru ifade:

Tek başına cerrahi eksizyon sonrası keloidin nüks etme riski yüksektir.

Doğru adjuvan tedavi ile nüks oranı azaltılabilir.

Bu nedenle cerrahiye “yasak” olarak değil, kombine tedavinin bir parçası olarak bakmak gerekir.

Radyoterapi keloidde kullanılır mı?

Seçilmiş dirençli veya büyük keloidlerde, özellikle cerrahi eksizyon sonrasında adjuvan radyoterapi kullanılabilir.

Amaç nüks riskini azaltmaktır.

Ancak:

doz,

anatomik bölge,

hastanın yaşı,

radyasyona duyarlı organların yakınlığı

önemlidir.

AAD, yüzeyel radyoterapinin uygun güvenlik önlemleriyle cerrahi sonrası nüksü azaltmak için kullanılabileceğini; ancak potansiyel uzun dönem risklerin dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.

Bu nedenle genellikle ilk basamak değildir.

Keloid tekrarlar mı?

Evet.

Keloid tedavisindeki en önemli problemlerden biri nüksdür.

Nüks riski:

yönteme,

bölgeye,

lezyonun büyüklüğüne,

kişinin yatkınlığına,

önceki keloid öyküsüne

göre değişebilir.

Bu nedenle ilk tedavi sonrası takip önemlidir.

Kulak keloidi nasıl tedavi edilir?

Kulak memesi veya helix bölgesi keloidleri özellikle piercing sonrası gelişebilir.

Tedavide:

intralezyonel kortikosteroid,

cerrahi eksizyon,

bası küpesi,

silikon,

kriyoterapi,

seçilmiş olgularda radyoterapi

kombine edilebilir.

Özellikle cerrahi sonrası bası küpesi nüks riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Göğüs keloidi neden zordur?

Göğüs ve presternal bölge yüksek mekanik gerilime maruz kalır.

Bu nedenle:

tekrarlama,

genişleme,

tedaviye direnç

daha sık olabilir.

Bu alanda tek seanslık tedaviler yerine uzun dönem ve kombine yaklaşım daha gerçekçi olabilir.

Akne keloid yapabilir mi?

Evet.

Özellikle:

göğüs,

omuz,

çene hattı,

üst sırt

bölgelerinde inflamatuvar akne sonrası keloid gelişebilir.

Bu nedenle keloid eğilimi bulunan kişide aktif aknenin kontrolü önemlidir.

Piercing yaptırmalı mıyım?

Daha önce keloid geliştirmiş bir kişide yeni piercing yeni keloid için risk oluşturabilir.

AAD, keloid eğilimi olan kişilerin piercing, tattoo ve gereksiz kozmetik deri travmalarından kaçınmasının en etkili önleyici yaklaşımlardan biri olduğunu belirtmektedir.

Özellikle geçmişte kulak piercinginden keloid gelişmişse yeni piercing kararı dikkatle verilmelidir.

Keloid eğilimi varsa estetik işlem yapılabilir mi?

Her işlem mutlak kontrendikasyon değildir.

Ancak:

cerrahi,

piercing,

derin ablasyon,

bazı travmatik işlemler

öncesinde geçmiş keloid öyküsü mutlaka değerlendirilmelidir.

Risk bölgesi, işlem derinliği ve alternatif yöntemler üzerinden karar verilmelidir.

Keloid oluşmasını önlemek mümkün mü?

Tamamen garanti edilemez.

Ancak yüksek riskli hastalarda:

gereksiz travmadan kaçınmak,

yarayı doğru yönetmek,

enfeksiyonu önlemek,

yara kapandıktan sonra uygun silikon kullanımı,

yüksek riskli alanda bası,

erken kalınlaşma başladığında dermatolojik müdahale

riski azaltabilir.

AAD, yara bakımında nemli iyileşme, sonrasında silikon ve güneşten korunmanın özellikle keloid eğilimi olan kişilerde yararlı olabileceğini belirtmektedir.

Vitamin E keloidi önler mi?

Vitamin E, soğan ekstresi ve benzeri reçetesiz “skar kremleri” sık kullanılır.

Ancak bunların etkinliğine ilişkin kanıt silikon kadar güçlü değildir. AAD de vitamin E ve soğan ekstresi içeren ürünlerin etkinliğine dair verilerin sınırlı olduğunu belirtmektedir.

Bu nedenle yeni skar tedavisinde kanıt düzeyi daha yüksek seçenekler önceliklendirilmelidir.

Ne zaman dermatoloğa başvurmalı?

Özellikle:

skar yara sınırının dışına büyüyorsa,

giderek kalınlaşıyorsa,

kaşıntı veya ağrı yapıyorsa,

ameliyat/piercing sonrası hızla kabarıyorsa,

daha önce keloid öyküsü varsa,

yeni cerrahi işlem planlanıyorsa,

tedavi sonrası tekrar gelişiyorsa

dermatolojik değerlendirme uygundur.

Dermatolog Notu

Keloid tedavisindeki temel hata, “bu dokuyu kesip çıkarırsak sorun biter” diye düşünmektir.

Keloidde problem yalnızca mevcut doku değildir; kişinin yara iyileşme yanıtıdır.

Bu nedenle sadece skarı yok etmeye değil, yeniden oluşma ihtimalini de kontrol etmeye çalışırız.

Benim yaklaşımım keloidi:

yükseklik + kızarıklık + sertlik + kaşıntı/ağrı + anatomik bölge + nüks riski

şeklinde değerlendirmek ve gerekli hastalarda:

enjeksiyon + lazer + silikon/bası + seçilmiş cerrahi

kombinasyonlarını planlamaktır.

Amaç her zaman “tek seansta tamamen yok etmek” değil; daha düz, daha yumuşak, daha az semptomatik ve daha az fark edilir bir skar elde etmek ve nüks riskini azaltmaktır.

Sık Sorulan Sorular

Keloid ile hipertrofik skar aynı şey midir?

Hayır. Hipertrofik skar yara sınırlarında kalırken keloid sınırların dışına taşabilir.

Keloid kendiliğinden geçer mi?

Genellikle hayır. Hipertrofik skarlar ise zamanla daha fazla gerileyebilir.

Kortizon enjeksiyonu işe yarar mı?

Evet. Keloidi yumuşatabilir, düzleştirebilir ve kaşıntı/ağrıyı azaltabilir; genellikle seri tedavi gerekir.

Keloid ameliyatla tamamen çözülür mü?

Tek başına cerrahi sonrası nüks riski yüksektir; bu nedenle çoğu zaman ek tedavi gerekir.

Lazer yapılabilir mi?

Evet. Özellikle kızarıklık, kalınlık ve semptomların azaltılmasında başka tedavilerle birlikte kullanılabilir.

Silikon jel işe yarar mı?

Özellikle yeni skarlarda ve keloid riskli hastalarda yararlı olabilir.

Piercing sonrası keloid tekrarlar mı?

Daha önce keloid geliştirmiş kişide yeni piercing sonrası risk daha yüksektir.

Bilimsel Kaynaklar

American Academy of Dermatology. Keloid scars: Diagnosis and treatment. https://www.aad.org/public/diseases/a-z/keloids-treatment

American Academy of Dermatology. Keloid scars: Overview. https://www.aad.org/public/diseases/a-z/keloids-overview

American Academy of Dermatology. Scars: Diagnosis and treatment. https://www.aad.org/public/diseases/a-z/scars-treatment

Ogawa R. The Most Current Algorithms for the Treatment and Prevention of Hypertrophic Scars and Keloids: A 2020 Update of the Algorithms Published 10 Years Ago. Plast Reconstr Surg. 2022;149(1):79e–94e. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34813576/

Monstrey S, Middelkoop E, Vranckx JJ, et al. Updated scar management practical guidelines: non-invasive and invasive measures. J Plast Reconstr Aesthet Surg. 2014;67(8):1017–1025. https://doi.org/10.1016/j.bjps.2014.04.011

American Academy of Dermatology. Keloid scars: Self-care. https://www.aad.org/public/diseases/a-z/keloids-self-care

Dermatoloji Muayenesi ve Randevu

Keloid ve Hipertrofik Skar için dermatolojik değerlendirme ve randevu hakkında bilgi alabilirsiniz.