İçeriğe atla

Behçet Hastalığı Nedir? Ağız Yaraları, Genital Ülserler ve Diğer Belirtiler

DERMATOLOJİ

Behçet Hastalığı Nedir? Ağız Yaraları, Genital Ülserler ve Diğer Belirtiler

Tıbbi içerik·Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç·Dermatoloji Uzmanı

İçerik sahibi / Yazar: Uzm. Dr. Utkan Kızıltaç — Dermatoloji Uzmanı

Behçet hastalığı nedir?

Behçet hastalığı; ağız yaraları, genital ülserler, deri bulguları, göz, damar, eklem, sinir sistemi ve sindirim sistemi gibi farklı organları etkileyebilen, ataklarla seyreden sistemik inflamatuvar bir hastalıktır. Günümüzde “değişken damar vasküliti” olarak kabul edilir; yani hem atardamarları hem toplardamarları ve farklı büyüklükte damarları tutabilir.

Hastalığın belirtileri kişiden kişiye önemli ölçüde değişir. Bazı hastalarda uzun süre yalnızca ağız yaraları ve deri bulguları görülürken, başka hastalarda göz, damar veya sinir sistemi tutulumu gibi daha ciddi organ bulguları gelişebilir. Bu nedenle Behçet hastalığında en önemli nokta yalnız tanıyı koymak değil, hangi organların tutulduğunu ve hastalığın o kişide ne kadar risk taşıdığını belirlemektir. Güncel 2025 EULAR önerileri de tedavinin hastalık aktivitesi, prognostik risk ve organ tutulumuna göre bireyselleştirilmesini özellikle vurgular.

Türk Dermatoloji Derneği de Behçet hastalığını ağız ve genital bölgede tekrarlayan yaralar, deri ve göz bulgularıyla başlayabilen; zaman içinde farklı sistemleri etkileyebilen sistemik bir vaskülit olarak tanımlar.

Behçet hastalığını kim tanımlamıştır?

Hastalık adını Türk dermatolog Prof. Dr. Hulusi Behçet’ten alır.

Hulusi Behçet, tekrarlayan:

ağız ülserleri,

genital ülserler,

göz inflamasyonu

birlikteliğini 1937 yılında ayrı bir hastalık tablosu olarak tanımlamıştır. Türk Dermatoloji Derneği hasta bilgilendirme materyallerinde de bu tarihsel katkı özellikle belirtilmektedir.

Behçet hastalığının bugün dünya çapında Türk bir hekimin adıyla anılması, dermatoloji tarihimiz açısından da özel bir yere sahiptir.

Behçet hastalığı en sık kimlerde görülür?

Behçet hastalığı dünyanın her bölgesinde görülebilir; ancak tarihsel İpek Yolu üzerindeki toplumlarda daha sık raporlanmıştır.

Türkiye, Orta Doğu, Akdeniz havzası ve bazı Doğu Asya ülkelerinde prevalans daha yüksektir. Türk Dermatoloji Derneği’nin hasta bilgilendirme kaynağında Türkiye’de bildirilen prevalansın farklı çalışmalarda 100.000 erişkinde 20–421 arasında değiştiği belirtilmektedir. Bu geniş aralık bölge, çalışma yöntemi ve hasta seçiminin farklı olmasından kaynaklanabilir.

2024 tarihli epidemiyoloji derlemesi de Behçet hastalığının İpek Yolu coğrafyasında daha sık görüldüğünü doğrulamaktadır.

Behçet hastalığının nedeni nedir?

Kesin nedeni bilinmemektedir.

Güncel anlayış, Behçet hastalığının:

genetik yatkınlık,

bağışıklık sistemi düzensizliği,

çevresel faktörler,

olası mikrobiyal tetikleyiciler

arasındaki etkileşim sonucu geliştiğini düşündürmektedir.

Ancak:

Behçet hastalığı bulaşıcı değildir.

Bir bakterinin veya virüsün doğrudan oluşturduğu enfeksiyon hastalığı değildir.

HLA-B51 Behçet hastalığı demek midir?

Hayır.

HLA-B51, Behçet hastalığıyla güçlü genetik ilişki gösteren bir belirteçtir; fakat tanı testi değildir.

Bir kişide HLA-B51 pozitif olması:

“Bu kişide kesin Behçet vardır.”

anlamına gelmez.

Aynı şekilde negatif olması da hastalığı dışlamaz.

Behçet tanısı hâlâ esas olarak klinik bulguların bütünü üzerinden konur. Güncel tanı derlemeleri Behçet hastalığı için tek bir özgül laboratuvar, histopatoloji veya genetik test bulunmadığını açık biçimde vurgulamaktadır.

Behçet hastalığının en sık belirtileri nelerdir?

En sık görülen bulgular:

tekrarlayan ağız aftları,

genital ülserler,

papül ve püstüller,

akne benzeri lezyonlar,

eritema nodozum benzeri ağrılı nodüller,

göz inflamasyonu,

eklem ağrısı veya artrit

şeklindedir.

Daha az sayıda hastada fakat daha ciddi sonuçlar doğurabilen:

damar tutulumu,

nörolojik tutulum,

gastrointestinal tutulum

gelişebilir.

2020 tarihli mukokutanöz Behçet kılavuzu da ağız ve genital ülserler, eritema nodozum, papülopüstüler lezyonlar ve tromboflebitin temel deri-mukoza bulguları olduğunu belirtmektedir.

Ağız yaraları nasıl olur?

Behçet hastalığında ağız yaraları genellikle tekrarlayan aftöz ülserler şeklindedir.

Tipik olarak:

ağrılı,

yuvarlak veya oval,

çevresi kırmızı,

tabanı beyazımsı veya sarımsı

olabilirler.

Dil, dudak içi, yanak mukozası, damak ve başka oral bölgelerde gelişebilir.

Ancak burada çok önemli bir ayrım vardır:

Tekrarlayan her ağız aftı Behçet hastalığı değildir.

Tek başına ağız ülseri çok yaygın bir durumdur ve:

rekürren aftöz stomatit,

demir/B12/folat eksiklikleri,

inflamatuvar bağırsak hastalıkları,

bazı enfeksiyonlar,

ilaçlar,

çeşitli otoinflamatuvar hastalıklar

ile ilişkili olabilir.

2023 uluslararası Delphi çalışması da Behçet’e bağlı oral ülserlerin başka aftöz hastalıklardan yalnız görünümle her zaman kolay ayrılamadığını ve klinik bağlamın önemli olduğunu göstermektedir.

Ağız aftı varsa Behçet hastalığı düşünülmeli mi?

Ağız aftı tek başına yeterli değildir.

Behçet hastalığını daha fazla düşündüren durumlar:

sık tekrarlayan aftlar,

genital ülser öyküsü,

göz inflamasyonu,

eritema nodozum benzeri lezyonlar,

papülopüstüler deri lezyonları,

damar trombozu,

nörolojik bulgular,

pozitif paterji testi

gibi başka bulguların eşlik etmesidir.

Dolayısıyla doğru soru:

“Aft var mı?”

değil;

“Aftların yanında Behçet’i destekleyen başka organ bulguları var mı?”

olmalıdır.

Genital ülserler nasıl olur?

Genital ülserler Behçet hastalığının önemli bulgularındandır.

Kadınlarda:

vulva,

labiumlar,

vajinal giriş çevresi

gibi bölgelerde;

erkeklerde özellikle:

skrotum

üzerinde görülebilir.

Ağız aftlarına benzeyebilirler ancak genital ülserler genellikle:

daha derin,

daha ağrılı

olabilir ve ağız ülserlerine göre skar bırakma ihtimalleri daha yüksektir.

Eski genital ülserlere ait skarlar bazen aktif ülser olmadığı dönemde bile tanısal değerlendirmede önemli ipucu sağlayabilir.

Genital yara varsa cinsel yolla bulaşan hastalık mıdır?

Her zaman değil.

Behçet’e bağlı genital ülserler cinsel yolla bulaşan enfeksiyon değildir.

Ancak genital ülserin ayırıcı tanısında:

herpes simpleks,

sifiliz,

diğer genital enfeksiyonlar,

travma,

aftöz hastalıklar,

inflamatuvar dermatozlar

bulunur.

Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan genital ülserde yalnız görünüm üzerinden Behçet tanısı konulmamalıdır.

Behçet hastalığında hangi deri bulguları görülür?

Başlıca deri bulguları:

eritema nodozum benzeri nodüller,

papülopüstüler lezyonlar,

akne benzeri lezyonlar,

yüzeyel tromboflebit

olabilir.

Eritema nodozum benzeri lezyonlar

Genellikle:

bacaklarda,

ağrılı,

kırmızı,

deri altında sert nodüller

şeklinde ortaya çıkar.

Klasik eritema nodozuma benzeyebilir.

Papülopüstüler lezyonlar

Akneye benzeyen:

kırmızı papüller,

püstüller

görülebilir.

Ancak akne toplumda çok yaygın olduğu için tek başına akne benzeri lezyon Behçet tanısı koydurmaz.

Klinik bağlam önemlidir.

Paterji testi nedir?

Paterji, derinin küçük travmalara karşı aşırı inflamatuvar yanıt vermesidir.

Test sırasında steril iğne ile deriye küçük girişimler yapılır ve genellikle 24–48 saat sonra bölgede:

papül,

püstül

gelişip gelişmediğine bakılır.

Pozitif paterji Behçet hastalığını destekler.

Ancak:

her Behçet hastasında pozitif değildir,

negatif test Behçet’i dışlamaz.

Bu nedenle paterji tanı destekleyici testtir; tek başına tanı testi değildir.

Behçet hastalığının kesin kan testi var mıdır?

Hayır.

Bugün Behçet hastalığını kesin olarak gösteren:

tek kan testi,

antikor,

genetik test,

histopatolojik bulgu

yoktur.

2023 tanı güncellemesinde Behçet tanısının esas olarak klinik bulgulara dayanması gerektiği; özgül laboratuvar veya genetik test bulunmadığı özellikle vurgulanmıştır.

Bu nedenle:

ANA,

ENA,

CRP,

sedimentasyon,

HLA-B51

gibi testler hastanın durumuna göre yardımcı olabilir fakat “Behçet testi” değildir.

Behçet hastalığı tanısı nasıl konur?

Tanı kliniktir.

Hekim özellikle şu alanları sistematik olarak sorgular:

ağız ülserleri,

genital ülserler,

göz tutulumu,

deri bulguları,

damar olayları,

nörolojik semptomlar,

gastrointestinal bulgular,

paterji.

Uluslararası sınıflandırma kriterleri tanıyı standardize etmeye yardımcı olabilir.

Özellikle:

ISG kriterleri

ICBD kriterleri

sıklıkla kullanılır.

Ancak bunlar öncelikle sınıflandırma amacıyla geliştirilmiştir; klinikte hekimin bütün tabloyu değerlendirmesinin yerine geçmez.

ICBD kriterleri daha yüksek duyarlılık gösterebilir; buna karşılık daha düşük özgüllük nedeniyle bazı hastalarda aşırı tanı riskini artırabilir. Güncel tanı derlemesi özellikle erken veya atipik vakalarda bu sınırlamayı vurgulamaktadır.

Behçet hastalığında göz tutulumu neden önemlidir?

Çünkü göz tutulumu görme kaybına yol açabilir.

Behçet üveiti:

ön üveit,

posterior üveit,

retinal vaskülit,

panuveit

şeklinde görülebilir.

Özellikle:

ani görme azalması,

göz ağrısı,

kızarıklık,

uçuşmalar,

bulanık görme

gelişirse hızlı oftalmolojik değerlendirme gerekir.

Göz tutulumu yalnız “bir başka Behçet bulgusu” değildir; geri dönüşsüz hasar riski taşıyan majör organ tutulumudur.

2025 EULAR önerileri de majör organ tutulumunda daha hızlı ve daha yoğun immünsüpresif tedaviyi desteklemektedir.

Damar tutulumu nasıl olur?

Behçet hastalığının ayırt edici yönlerinden biri hem toplardamar hem atardamar sistemini etkileyebilmesidir.

Görülebilecek tablolar:

derin ven trombozu,

yüzeyel tromboflebit,

vena cava trombozu,

pulmoner arter anevrizması,

arteriyel tromboz veya anevrizmalar

olabilir.

Bu nedenle Behçet’e bağlı tromboz yalnız klasik “pıhtılaşma bozukluğu” olarak düşünülmemelidir.

Temel mekanizmada damar duvarındaki inflamasyon önemlidir.

Bu da tedavi yaklaşımını klasik venöz trombozdan farklılaştırabilir.

Behçet hastalığında nörolojik tutulum olabilir mi?

Evet.

“Nöro-Behçet” olarak adlandırılan tutulumda:

şiddetli baş ağrısı,

çift görme,

denge bozukluğu,

güçsüzlük,

duyu değişikliği,

konuşma bozukluğu,

davranış veya bilinç değişiklikleri

gibi bulgular görülebilir.

Merkezi sinir sistemi tutulumu ciddi organ tutulumu kabul edilir ve multidisipliner değerlendirme gerekir.

Mide ve bağırsak tutulumu olur mu?

Evet.

Behçet hastalığında gastrointestinal sistem tutulumu bazı toplumlarda diğerlerine göre daha sık görülebilir.

Belirtiler:

karın ağrısı,

ishal,

gastrointestinal kanama,

ülserasyon

şeklinde olabilir.

Ancak bu bulgular:

Crohn hastalığı,

ülseratif kolit,

enfeksiyonlar,

başka gastrointestinal hastalıklarla

karışabilir.

Bu nedenle bağırsak tutulumu yalnız Behçet tanısına bakılarak varsayılmamalıdır.

Eklem tutulumu nasıl olur?

Eklem ağrısı veya artrit Behçet hastalarında görülebilir.

En sık:

diz,

ayak bileği,

el bileği

gibi eklemler etkilenebilir.

Çoğunlukla eroziv olmayan inflamatuvar artrit şeklindedir.

2025 EULAR güncellemesinde mukokutanöz ve eklem tutulumunda kolşisin ilk basamak tedavi seçeneklerinden biri olarak önerilmektedir.

Behçet hastalığı nasıl tedavi edilir?

Tek bir Behçet tedavisi yoktur.

Tedavi:

tutulan organa,

hastalığın şiddetine,

atak sıklığına,

kalıcı hasar riskine

göre belirlenir.

Güncel 2025 EULAR önerilerinin temel yaklaşımı da tam olarak budur: organ bazlı ve risk bazlı tedavi.

Ağız ve genital yaralar nasıl tedavi edilir?

Hafif mukokutanöz hastalıkta:

uygun topikal kortikosteroidler,

semptom giderici lokal tedaviler

kullanılabilir.

Tekrarlayan mukokutanöz Behçet’te sistemik tedavide güncel EULAR yaklaşımı kolşisini ilk basamak olarak öne çıkarır.

Ama:

Her aftı olan hastaya kolşisin başlanmaz.

Önce:

tanının doğruluğu,

atak sıklığı,

genital ülser varlığı,

deri/eklem tutulumu,

tedavi gereksinimi

değerlendirilmelidir.

Kolşisin Behçet hastalığında ne işe yarar?

Kolşisin özellikle:

genital ülser,

eritema nodozum benzeri lezyonlar,

bazı eklem bulguları

üzerinde yararlı olabilir.

2025 EULAR güncellemesi mukokutanöz ve eklem tutulumunda kolşisini ilk basamak tedavi olarak önerir.

Ancak tedavi:

etkinlik,

gastrointestinal yan etkiler,

böbrek ve karaciğer durumu,

ilaç etkileşimleri

dikkate alınarak planlanmalıdır.

Apremilast ne zaman kullanılır?

Apremilast özellikle dirençli oral ülserlerde önemli bir tedavi seçeneğidir.

2025 EULAR güncellemesine temel oluşturan sistematik derleme, apremilastın plaseboya göre oral ülserlerde anlamlı üstünlük gösterdiğini bildirmiştir.

Bu nedenle yeterli yanıt alınmayan mukokutanöz Behçet hastalarında düşünülebilir.

Ancak tedavi seçimi yalnız aft sayısına göre değil, toplam hastalık yüküne göre yapılmalıdır.

Biyolojik tedaviler ne zaman kullanılır?

Daha dirençli veya ciddi hastalıkta:

TNF-alfa inhibitörleri,

başka immünsüpresif veya hedefe yönelik tedaviler

gündeme gelebilir.

2025 EULAR önerileri, dirençli mukokutanöz hastalıkta apremilast ve TNF-alfa inhibitörleri gibi ileri tedavileri desteklemektedir. Majör organ veya yaşamı tehdit eden tutulumda anti-TNF tedavilerinin erken kullanımını daha güçlü biçimde önermektedir.

2024 randomize çalışmada adalimumab ve infliksimabın dirençli ciddi mukokutanöz Behçet hastalarında etkili olduğu; her iki tedavide de klinik yanıt sağlandığı gösterilmiştir.

Kortizon Behçet hastalığında kullanılır mı?

Evet, ancak rolü hastalığın tipine göre değişir.

Topikal kortikosteroidler:

ağız,

genital ülser

gibi lokal mukozal lezyonlarda kullanılabilir.

Sistemik kortikosteroidler ise özellikle:

göz,

damar,

nörolojik,

ciddi gastrointestinal

tutulum gibi majör organ hastalığında hızlı inflamasyon kontrolü amacıyla kullanılabilir.

Ancak majör Behçet hastalığında uzun dönem tedavi yalnız kortizona bırakılmamalıdır; organ hasarını önlemek için çoğu zaman uygun immünsüpresif tedavi gerekir. Güncel EULAR önerileri de glukokortikoidleri organ tutulumunda immünsüpresiflerle birlikte konumlandırmaktadır.

Behçet hastalığı tamamen geçer mi?

Behçet hastalığı kronik, ataklarla seyreden bir hastalıktır.

Zaman içinde:

alevlenmeler,

sakin dönemler,

bazı hastalarda hastalık aktivitesinin belirgin azalması

görülebilir.

Ama bunu:

“Bir kür ilaçla tamamen ortadan kalkar.”

şeklinde anlatmak doğru değildir.

Güncel yaklaşımın hedefi:

atakları kontrol etmek,

kalıcı organ hasarını önlemek,

yaşam kalitesini korumak,

hastalığın aktivitesini mümkün olduğunca düşük tutmaktır.

Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?

Hayır.

Behçet:

cinsel yolla bulaşmaz,

temasla bulaşmaz,

ortak eşya kullanımıyla bulaşmaz.

Genital ülserlerin bulunması bazen hastalarda bu konuda kaygı yaratabilir.

Bunlar enfeksiyöz genital ülserlerden farklı mekanizmayla oluşur.

Behçet hastalığı çocuk sahibi olmaya engel midir?

Genellikle hayır.

Ancak:

hastalığın aktivitesi,

kullanılan ilaçlar,

damar tutulumu,

gebelik planı

önceden değerlendirilmelidir.

Özellikle bazı Behçet ilaçlarının gebelik öncesinde değiştirilmesi veya kesilmesi gerekebilir.

Bu nedenle gebelik planı olan hastaların tedaviyi kendi kendine bırakması yerine, dermatoloji/rheumatoloji ve gerekirse kadın hastalıkları uzmanı ile birlikte plan yapılması daha güvenlidir.

Behçet hastalığında sigara önemli midir?

Sigara Behçet’in tek nedeni değildir.

Ancak vasküler ve genel kardiyovasküler risk nedeniyle bırakılması sağlık açısından yararlıdır.

Ayrıca ağız ülseri seyri ve nikotin ilişkisi üzerine farklı gözlemler olsa da, sigarayı Behçet tedavisi olarak görmek kesinlikle doğru değildir.

Ne zaman acil veya hızlı değerlendirme gerekir?

Behçet hastasında şu bulgular geciktirilmemelidir:

ani görme azalması,

ciddi göz ağrısı,

yeni çift görme,

tek bacakta belirgin şişme ve ağrı,

göğüs ağrısı,

nefes darlığı,

kanlı balgam,

yeni nörolojik güçsüzlük,

konuşma veya denge bozukluğu,

şiddetli yeni baş ağrısı,

gastrointestinal kanama.

Bunlar:

göz,

damar,

nörolojik,

gastrointestinal

majör organ tutulumunu düşündürebilir.

2025 EULAR güncellemesi, bu tür organ ve yaşamı tehdit eden tutulumlarda tedavinin gecikmeden ve daha agresif biçimde planlanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Dermatolog Perspektifi

Behçet hastalığında benim için en önemli nokta, “ağız aftı var mı?” sorusuyla tanı koymaya çalışmamaktır.

Tekrarlayan aft toplumda çok yaygındır.

Behçet açısından asıl değerli olan:

aftın tekrarlama paterni,

genital ülser,

eski genital skar,

eritema nodozum benzeri lezyon,

papülopüstüler lezyonlar,

göz,

damar,

nörolojik,

gastrointestinal bulgular

arasındaki ilişkiyi görmektir.

İkinci önemli nokta, HLA-B51 veya paterji testini tanı yerine koymamaktır.

Bunlar tanıyı destekleyebilir fakat Behçet’i tek başına doğrulamaz veya dışlamaz. Güncel tanı literatürü de Behçet için özgül bir kan veya genetik test olmadığını açıkça göstermektedir.

Üçüncü nokta ise tedavi şiddetini doğru belirlemektir.

Ağız aftı ve eritema nodozumu olan hasta ile:

posterior üveiti,

pulmoner arter anevrizması,

nörolojik tutulumu

olan hasta aynı risk grubunda değildir.

Bu yüzden Behçet tedavisini yalnız:

“Kolşisin kullanıyor musunuz?”

sorusu üzerinden yönetmek yetersizdir.

Benim yaklaşımımda önce:

hangi organ tutulmuş, ne kadar aktif ve kalıcı hasar riski ne kadar?

sorusuna cevap verilir.

Dördüncü nokta, dirençli mukokutanöz Behçet’te de hastanın yıllarca yalnız lokal tedavilerle bırakılmamasıdır. Güncel 2025 EULAR önerileri kolşisin sonrası yeterli kontrol sağlanmayan hastalarda apremilast ve gerektiğinde daha ileri immünsüpresif/anti-TNF tedaviler için açık bir basamaklandırma sunmaktadır.

Dolayısıyla Behçet’te iyi klinik yaklaşım:

yalnız tanı kriterlerini saymak değil; organ riskini tanımak, gereksiz tanıdan kaçınmak ve doğru hastada tedaviyi zamanında artırmaktır.

Sık Sorulan Sorular

1. Her ağız aftı Behçet hastalığı mıdır?

Hayır. Tekrarlayan aftlar çok yaygındır. Behçet tanısı için genital ülser, deri, göz, damar veya başka sistem bulgularıyla birlikte bütün klinik tablo değerlendirilmelidir.

2. Behçet hastalığının kesin kan testi var mıdır?

Hayır. Behçet’i kesin gösteren tek bir laboratuvar veya genetik test yoktur. Tanı ağırlıklı olarak kliniktir.

3. HLA-B51 pozitifse Behçet hastalığım var mıdır?

Hayır. HLA-B51 hastalıkla ilişkili genetik bir risk belirtecidir fakat tek başına tanı koydurmaz.

4. Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?

Hayır. Behçet enfeksiyon değildir ve temasla veya cinsel yolla bulaşmaz.

5. Genital ülserler iz bırakır mı?

Evet. Behçet’e bağlı genital ülserler ağız aftlarına kıyasla daha sık skar bırakabilir. Eski skarlar tanısal değerlendirmede yardımcı olabilir.

6. Behçet hastalığında kolşisin kimlerde kullanılır?

Güncel EULAR önerilerinde mukokutanöz ve eklem tutulumunda kolşisin ilk basamak sistemik tedavilerden biridir. Tedavi hastanın bulgularına göre bireyselleştirilmelidir.

7. Behçet hastalığında hangi bulgular daha tehlikelidir?

Özellikle göz, damar, nörolojik ve ciddi gastrointestinal tutulumlar kalıcı hasar veya yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir ve hızlı değerlendirme gerektirir.

8. Behçet hastalığı tamamen iyileşir mi?

Hastalık ataklarla ve sakin dönemlerle seyredebilir. Bazı hastalarda zamanla aktivite azalabilir; ancak tedavinin amacı esas olarak atakları kontrol etmek ve kalıcı organ hasarını önlemektir.

Bilimsel Kaynaklar

Türk Dermatoloji Derneği, Behçet Hastalığı Çalışma Grubu. Behçet Hastalığı Hasta Bilgilendirme Formu.Türkiye bağlamı, Hulusi Behçet’in tarihsel katkısı, temel klinik bulgular ve hasta bilgilendirmesi için ana Türk dermatoloji kaynağı.

Hatemi G, Ramiro S, Ozguler Y, Esatoglu SN, Tomasson G, Barete S, et al. EULAR recommendations for the management of Behçet’s syndrome: 2025 update. Ann Rheum Dis. 2026;85(6):1010–1025. PMID: 41876291. DOI: 10.1016/j.ard.2026.02.009.2026 itibarıyla en güncel temel uluslararası tedavi kılavuzu. Mukokutanöz ve eklem tutulumunda kolşisin, dirençli hastalıkta apremilast/TNF inhibitörleri ve majör organ tutulumunda daha yoğun tedavi yaklaşımı için kullanıldı.

Murphy R, Moots RJ, Brogan P, Çelik AF, Clement-Jones M, Coulson I, et al. British Association of Dermatologists and British Society for Rheumatology living guideline for managing people with Behçets 2024. Br J Dermatol. 2024;191(5):e8–e25. PMID: 39253835. DOI: 10.1093/bjd/ljae263.Multidisipliner Behçet yönetimi, dermatolojik ve sistemik değerlendirme için güncel BAD/BSR kılavuzu.

Yazici H, et al. Update on the Diagnosis of Behçet’s Disease. Diagnostics (Basel). 2023;13(1):41. PMID: 36611332. DOI: 10.3390/diagnostics13010041.Tanının klinik oluşu, özgül laboratuvar/genetik test bulunmaması, ISG ve ICBD kriterlerinin avantaj ve sınırlılıkları için temel kaynak.

Nakamura K, et al. Guidelines for the treatment of skin and mucosal lesions in Behçet’s disease: A secondary publication. J Dermatol. 2020. PMID: 31907947.Oral/genital ülserler, eritema nodozum, papülopüstüler lezyonlar ve mukokutanöz hastalık yönetimi için dermatoloji kılavuzu.

Ozguler Y, et al. Management of mucocutaneous and joint involvement of Behçet’s syndrome: a systematic literature review informing the 2025 update of the EULAR recommendations. Ann Rheum Dis. 2026. PMID: 42540112.7 RCT dahil güncel sistematik derleme; apremilast ve anti-TNF tedavilerinin dirençli mukokutanöz Behçet’teki kanıtlarını değerlendirmiştir.

Fazaa A, Makhlouf Y, Ben Massoud F, et al. Behçet disease: epidemiology, classification criteria and treatment modalities. Expert Rev Clin Immunol. 2024;20(12):1437–1448. PMID: 39101633. DOI: 10.1080/1744666X.2024.2388693.Epidemiyoloji, sınıflandırma kriterleri ve modern tedavi yaklaşımı için güncel kapsamlı derleme.

Talarico R, et al. Efficacy and safety of infliximab or adalimumab in severe mucocutaneous Behçet’s syndrome refractory to traditional immunosuppressants: a 6-month, multicentre, randomised controlled trial. Ann Rheum Dis. 2024. PMID: 39419537. DOI: 10.1136/ard-2024-226113.Dirençli mukokutanöz hastalıkta infliksimab ve adalimumab etkinliği için güncel randomize çalışma.

How to recognise a Behçet’s ulcer from other types of oral ulceration? Defining Behçet’s ulceration by an International Delphi Consultation. 2023. PMID: 37902271.Behçet oral ülserlerinin diğer aftöz hastalıklardan ayrımındaki klinik sınırlılıkları ve ayırıcı tanıyı destekleyen uluslararası Delphi çalışması.

Moriano Morales C, Graña Gil J, Brito García N, et al. SER recommendations on treatment of refractory Behçet’s syndrome. Reumatol Clin (Engl Ed). 2024;20(4):204–217. PMID: 38614885. DOI: 10.1016/j.reumae.2023.12.006.Dirençli mukokutanöz ve majör organ hastalığında ileri sistemik tedavi seçenekleri için multidisipliner GRADE temelli öneri.